FARKLI İŞLERİ DENEMEK

Bir işi yaparken ona öyle uyum sağlamışım ki,ondan başka hiç bir iş yapamazmışım,o iş olmasa “aç kalırmış”duygusundaydım .Ben o iş için var edilmisim gibi hissediyordum.Elbette işimi çok severek coşkuyla yaptım fakat işimi bıraktıktan sonra başka isleri de çok iyi yapabileceğimi anladım.Etrafinizdaki durum sizi sarıp sarmalayip yuvarlayıveriyor sizde öyle devam ediyorsunuz.Değisik meslek ve iş yapanlarla da bir araya gelmek gerekiyor.Biz ise kendi kutumuzda konfor alanımızda yaşayıp dışımızı görememişiz.Ancak dışarıya çıkarsan ufkun genişliyor.Bir noktaya takılıp kalmamak gerektiğini geç anlayabildim.Kapasite meselesi..Bizde az..😄

Ersoyca

UYUMSUZ MUYUM? TERS MİYİM? KENDİNİ BEĞENMİŞ MİYİM ????!

Bir gruba takıma partiye v.b.bağl olmama karakterim çocukluğumdan beri vardır.Aklıma yatmayan ,duygularımın hissetmediği ,aklımın tereddüt geçirdiği kalbimin ısınmadığı her şeyi reddetmek küçüklüğümden beri sarmıştır beni.

Belki de bunu yaparak hatalı davrandığım da olmuştur. Kaybettiğim şeyler de olmuş olabilir.Fakat ben böyle rahat ediyorum.

Bunun bedeli genellikle yalnızlıktır , ama ben yalnızlığı ,içime sinmeyen bir duruma katlanmaya tercih ederim.

Küçüklüğümde ilkokul öğretmenimin kendi tuttuğu futbol takımına taraftar toplamak gibi bir  tarafı vardı.sınıfta bir çok arkadaş onun sevgisiyle o takımı sevmiştir.

Ağabeylerim ise kendi tuttukları takımı anlatmşlardır.Hatta o takımın 70 li yıllardaki kadrosunu bile hala ezbere bilirim.Yavuz ,şükrü ,levent,selim nedim ,ercan  diye devam eden .Fakat ben ezber bozmayı severim. Nitekim o takımları değil başka bir takımı sevdim.

Yatılı okulda çarşı iznine çıkardık.3-5 arkadaş.Kimimizin ayakkabı ,kimimizin kırtasiye ihtiyacı olurdu.Hepsi de hep beraber gidelim ,sırayla senin onun bunun işleri yapalım sonrada örneğin sinemaya girelim derlerdi. Bense herkes kendi işini halletsin ,sinemanın kapısında buluşalım derdim.Sürüler halinde gezmeyi iş yapmayı sevmem sevmedim.

Başkalarının fikrine saygı duyarım elbette. İstediği gibi yapsım.Eleştirmem sorgulamam yargılamam.Uyup uymamak benim kararımdır.Doğru olmadığını düşündüğüm konuda sırf günlük arkadaşlıklar sürsün,huzursuzluk çıkmasın diye uyumlu arkadaş olmam.Beni sevsinler ,beni aralarına alsınlar çabam hiç olmadı.

Fethiye de mahalle arasında 3 arkadaş yazları  şortla dolaşmaya başladığımızda bize  gülüp çocuk gibi şortmu giyiyorsun diyenler oldu.Güldük geçtik. Şimdi Fethiye de yazları herkes böyledir. İklim ve akıl bunu gerektiriyordu bunu yapmıştık.

Doğru bildiğini yapmak ve bu uğurda gerekirse  bedel ödemek en  güzel özgürlük ve benim için keyif oldu..

Şimdi de değişen bir şey yok.

Çocuğumu yetiştirirken, işimi yaparken ya da hayatın diğer alanlarında kafamda net fikirler yoksa ,duygularım,aklım  evet demiyorsa gereksizliğine düşündüğüm hiçbir şeyin içinde olmamaya dikkat ettim. Ediyorum.Bugün hava güzel şuraya gidelim mi? Diyen bir arkadaşa, çok rahat HAYIR.Şu işim var derim.Bizim yolumuz budur .Sevilmek ya da kabul görme derdimiz olmadı .

Özgürce kendi fikrimi yaşamak  en büyük mutluluklarımdan biri.Velhasıl uyar akıllı olmaktan hoşlanmam.Ortam bozulmasın arkadaşlık sürsün beni sevsinler kabul göreyim derdim olmadı.Allah ın yardımıyla bundan sonra da olmasın.

Ersoyca.

SONBAHAR

Sonbahar ı severim.Nedeni orta halli ve sıkmamasıdır.Ne yaz gibi sıcaktan bunaltır,ne kış kış gibi soğuktan bıktırır.İnsana tolerans tanır.Kışa geçileceğini serinliği ile hatırlatır ve zaman verir.Bunaltmaz.

Örnek olur.Bak ben yoruldum.Dinlenme zamanı der.Dinlenmenin yola devam etmedeki önemini gösterir.Ortadan çekilip günü geldiğinde yeniden capcanlı ortaya çıkmanın gerekliliğini anlatır.

Hayattan çekilirken bile son ana kadar rengarenk olunması gerektiğini gösterir.

Ersoyca.

Küre Dağları İnebolu -Küre-Kastamonu Türkiye

Damıtmak

Duygular ve düşünceler demlenmemelidir.Onları damıtmak gerekir.Demlemek acı ve keskin olmalarına,karışık olmalarına hatta zararlı olmalarına yol açar.

Kısa sürede damıtmak acılığını yanlışlığını,tortusunu alır,daha berrak ve daha yararlı duruma getirir.

Ersoyca.

DEĞİŞİM

Bir yetişkinin zihinsel bir değişimi yıllar alan bir önceki kalıbın kırılması açısından zor olan bir çabadır.

Yeni bir dil öğrenmek, yeni bir enstrüman öğrenmek gibi yepyeni bir acemilik gerektirir.Yeni bir ev inşa etmek eski bir evi onarmaktan daha kolaydır.Oysa zihinsel değişim eskinin üstüne inşa edilir bu sebeple zordur.

Fakat bir zihinsel değişim de bir anda oluşmaz.O kişinin yaşadığı zor durum, bazen seyrek te olsa ani bir güzellikle oluşur.Yani tam bir şoktur.Artçı şokları ve kendinle çatışmalar da olacaktır.Değisimi göze alan katlanır.Bildiğin yolu bırakıp bilmediğin yola giriyorsan,örselenmeyi,zorlanmayı göze almak gerekir.

Değişim her konuda zordur fakat gelecek öyle şekillenecek ise zorluğu aşacak ya da olduğun halinle devam edip geleceği umursamadan devam edeceksin.

Ersoyca.

PARA ve DEĞİŞİM

Çok uzun süre var olanla yetinip mutlu olunacağı konusunda iyiydim.Öyle de yaptım.Rutin yaşamım içinde çok ta etkilenmedim.Sonra şunu gördüm ki yaptığım ettiğim yapmak zorunda kaldığım birçok davranışın sebebi paranın azlığı imiş.Bakıyorum da iyi para kazanıyorsan ya da iyi bir gelirin varsa davranış özgürlüğü sağlıyor.Bir çok kusurun görmezden geliniyor.Ne kilon ne kırıcılığın ne eve geç gelme ne kabalığın görülmüyor, görmezden geliniyor. Üstune bunların normal olduğunu savunan cümleler kuruluyor.

Kısacası para önemli değil, sağlık vs denir ya sağlığın bozulsa da para varsa hallediliyor.

Üzücü ama gerçek, günümüzde paran kadar değerin var.

Derdim ki ben İnsan hayata kattığı değer ve emek kadar vardır.

Yanılmışım.İnsan alım gücü kadarmış.

Sevdiklerim yanımda olsun mutlu olurum denir ya, Paranız olunca herkes yanınızda oluyor zaten.

40 yaş altı kardeşler bu yazıya burun kıvırmayın.En çok siz etkileneceksiniz.Üzgünüm.

Ersoyca.

Liderlik

Do you see yourself as a leader?

Kendimi lider olarak görmüyorum.Liderlik başkaları için de karar vermeyi sorumluluk almayı gerektirir.Bunun yükünün altına girmek istemem.Kendimle ilgili konular olunca hızlı,net ,riskli kararlar alırım fakat konunun içinde başkaları olunca bunu yapamıyorum.Lider değilim.

Ersoyca.

PLAN,ESNEKLİK, ZAMANLAMA…

How do you relax?

Sıkıntı olsa bile devamlı olmayacağını, biteceğini bilir,sabret geçecek derim kendime.

Daha önce defalarca zorluk atlattın bunu da aşarız derim.

Olay durum vb için zaman varsa son ana kadar olacakları değerlendirir aradaki sürede kendimi o konudan uzak tutarım.

Ve bir sorun çözme öncesi sıkı bir uyurum.Uyku zihnimin bulanıklıgını alır.

Bazen sorunu aşmak için para kullanırım.3 kurusluk iş olsa bile o anı atlatmak sonrasına vakit kazanmak için 12 kuruş verir anlık halleder zaman kazanırım,sonra duruma bakarım genellikle dengeler değişir.

Kriz zamanı sabır ve zamanlama son ana kadar bekleyebilme becerisi geliştirmek rahatlatır.

Ersoyca.

SAF ve BÖN OLMAK

If you had to give up one vice, what would it be?

Keşke her olaya,yaşama,insana,topluma, çevreye bu kadar duyarlı olmasaydım.Her konuyu derinlemesine incelemesem iyi olurdu.Bu kadar sorun çözme odaklı olmasam daha sağlıklı ve iyi olurdu.Bazı konuları algılayamayıp bön ve saf olmayı isterdim.

KARS ARDAHAN Göle Köprülü Köyü

Share a story about the furthest you’ve ever traveled from home.

1981 yılının 10 -20 Kasım arası Kars’ta hangi okula tayin olacağımızı öğrenmek için Muğla Fethiye den gittim.Ankara Fethiye Otobüsle 10- 11 saat Ankara Kars 20 saat.Kars Göle 2 saat.Göle Köy 1 yaklaşık 1,5 gün süren yolculuk.O dönem uçak seferleri yoktu.Ulastigimizi ailemize telgraf ile bildirdik.Telgrafin ne olduğunu bilen de azdır okuyanlar arasında.Bu arada yaşımızın dünyanın henüz sıcak olduğu zamanlara dayandığı görülür.En iyi ihtimalle 1612 yaşımda varımdır .

Küçük bir anı ile bitireyim.O sırada lokantaya girip sebzeli yemek söylüyorum.İcinde iki havuç iki pırasa kalanı et.Yemek demek et demekti.Sokaklar bile et kokardı o zamanlar Kars ta.Kahveye girip çay isteyince kaşık gelmez kıtlama şeker kullanılır biz usulü öğrenene kadar çok şeker yedik.Sonra utana sıkıla kaşık istemeye başladık.Verdiler.Sorun bizim utanıp istemeyisimizdeymis. Selam olsun o günlere.

Ersoyca.

My İdeal Home

What does your ideal home look like?

Son iki yıldır ev olayı ile çok ilgilendiğim için kafamda güzel projelerolustu. Pinterest uygulamasından çok yararlandım.Ev tek katlı ve çatılı.Gerekirse hiç çatıya çıkmadan yaşam sürebilir.Altta mutfak,salon ve iki yatak odası.İki banyo tuvalet.Tuvaletin birisi alaturka.Çatıda bir çalışma ve kütüphane odası bir yatak odası misafir vb için.. Banyo tuvalet olmalı.Mini bir mutfak ta olabilir.Altta bize 12 metrekare mutfak,15 metrekare salon 10 m2metrekare y.odasi yeterli.Yemek mutfakta yenilebilir olmalı.Mutfaktan bahçe verendasina geçilebilir olmalı yaz için.Çatiya çıkan merdiven altları çok amaçlı çekmecelerle işlevsel olmalı.Gereksiz ve boş bir alan olmamalı.Bizim oturduğumuz ev çok M2 fakat inanılmaz kullanılmaz alan var.Mutfak 9m2 salon 30m2.Böyle plan olduruluyor.Yazık.Bir de bir evde mutlaka iki tuvalet şart.Biri alaturka olmak üzere..

Çatıda elektrik ve sıcak su için güneş kollektorleri.Bahcede derine inilmiş izole edilmiş kuyu.Araç için üstü kapalı mekan.Bahçede hobiler için kullanılanacak küçük bir oda.Ve köylülük ten kurtulmamış olmanın güzelliği ile bir köşede köy fırını olan ev hayalim var.

Şu satırlardaki hayalimi yazarken bile abartıyor muyum diye soruyorum kendime….Tabi ki abartı değil…….. Olmamalı..

Ersoyca..

Doğal Olandan Etkilenirim

What brings a tear of joy to your eye?

Çocuklar ve kendi çocuğumun mutluluğu, doğadaki bozulmamış kalan güzellikler ve içten yapmacık olmadan yaşanan insan güzellikleri mutluluk gözyaşları sağlıyor.Bir çiçeğin tomurcuk açması bile etkiler beni.O siyah topraktan rengarenk çiçek açışi ne muhteşem bir mucizedir.

Neden Blok?

Why do you blog?

Yazılarım birikmiş oluyor.Zaman geçtikçe düşünce ve fikirlerimin hangi yönde olduğunu gösteriyor.Kendimi değerlendiriyorum.Bir de bazı okuyan kişilere ilham verirse keyifli olur.