AMAÇ İÇİN DOĞRU NEYSE YAPACAKSIN..

Belli bir amacın varsa hiç kimseden yardım gelmeyeceğini bileceksin.En yakınların seni engellemeye çalışacak,arkandan yalanlar söyleyecekler,tüm bunları duymayacak görmeyecek kendini büyük görmeden haddini bilerek gerekirse gücüne destek verenleri yanına alıp hedefine yürüyeceksin.Çekindiğin ne varsa arkada bırakıp yüzleşip kavgaysa kavga mücadele ise mücadele deyip yola koyulduğun gün kazandığın gün olacak.Fakat sen bilmeyeceksin onu.Sonra anlayacaksın o gün kazandığını.Mücadele anında sadece kendine ve birlikte seninle olanlara güveneceksin.Okçular da insandır belki de tepeyi senin haberin olmadan terkederler.Oysa bu mücadele senindir.Kimseden bir yardım gelmeyeceğini de hesaplayarak baslamıstın.Öyle sürdürecek alanı boş bırakmayacaksın.Yoksa tüm emeğin boşa gider senin bıraktığın boş alana çöl develeri ya da Galapagos Kaplumbağaları yer yapar.Sen bakakalırsın..

Er

KENDİN İÇİN

O yıl …… kaybettim. Kendime çok kızdım. Bir tane daha alacaksın ve onu kaybetmeyeceksin, dedim kendi kendime. Bir daha kaybedersen bir tane daha almayacak yağmurda ıslanarak devam edeceksin dedim. Şimdi elimde o ..duruyor. Yıprandı ama kaybolmadı.Önemli olan ne olduğu değil, ücreti de değil. Kendini geliştirmek.Yollardan unuttuğum bir şey için çok döndüm. Telaşlıydım. Zarar gördüm. Şimdi yaptıklarımı yazarak güvene alıyorum.

Yaşam öğretilerini dikkate almak daha az hata yaptırıyor.

İnsan kendini tanıyıp, eğitmeli. Bir söz var. “Kendinin doktoru olacaksın “diye. Onun gibi kendinin eğitmeni ve öğretmeni de olacaksın. Kendinin marangozu.Kendinin heykeltıraşı..Yontarak kendini oluşturacaksın.

KENDİN İÇİN.

Er

KAN DEĞİL,CAN BAĞI GEREK

Benim yaşamım aileme yakın geçmedi.Zor günlerimde ya da iyi zamanlarımda hep yanımda seçerek yaşamıma aldığım insanlar oldu.Onlarla kardeş olduk dost olduk.Kendi kan bağım olanlar ihtiyacım olduğu zaman yanımda olmadılar.Benden bir çıkarları olmayacağını düşündükleri için.Bir konuda ihtiyacım oldu, yardım istedim.Sırtlarını döndüler.Ben de onların yanında olamadığım zaman oldu.Bunum nedenini biliyorlardı.Anlattım.Bizim yaz döneminde iki ay tatilimiz var planlanabilen işleri buna göre ayarlayın sonra izin durumunuz zor oluyor dedim ama önemsemediler.Kendi bilecekleri işti.İçlerinde uyanlar oldu.Bizde yakınında olduk.

Gelinen noktada bizi yok sayanlarla ipler koptu ve bundan rahatsızlık duymuyorum çünkü eksilen bir şey yok.

Bugün bir can bağım olan kardeşin hastanede yattığını öğrendim ve çok üzüldüm.Canım yandı.Gözyaşlarımı tutamadım.İki çocuğunun da öğretmenliğini yaptığım bir can.Aile olmak böyle de oluyor.Güzel kardeş bir an önce iyileş. Kapına çiçekle geleyim.Üzme bizi.

Er

BEKLE

Zaman zaman

Akıl yorulur düşüncelerden.

Yorgun düşer duygular yürekte,

Ruhun yara alır derinlerden..

Sonra , kabuk bağlar

Kapatır kendini

Kendine bile..

Susmak

Zaman ilacını içip beklemek. 

Ellerini başının arasına alıp

Diz döküp yaşamın önünde

Kapanıp iç dünyana

Yenilenmek için

Fırtınanın geçişini.         

Sessizce beklemek..

Güçsüzlüğün gücünü hissedip

Yeniden ve bir daha

Kendi elinden tutup.

Daha güçlü kalkmak için ayağa..

Susmak ve beklemek..

Tüm gereksiz

Değersiz

Boş ve anlamsız

Söylencelere inat.

Bereketli fikirlerle donanarak,

Nadasa duran toprak gibi    

 Yenilenerek sakince… 

 Sonra yeniden ışığa çıkmak..

Güçlü bir tohum gibi..

İnsanca bir yaşamın kapısını.

Ardına kadar aralayarak..

Güzel yarınlara ulaşmak için..

Beklemek ve susmak. 

Güçsüzlük  korkaklık değil,

Daha güçlü direnmek için

Güç ve zaman kazanmaktır.

ER

HİSSETMEK

Ne olduğunu,neler yapılmak istendiğini HİSSEDERSİN.Bilgi gibi değildir bu.İspatı ,delili yoktur.Bir uyarıdır.Bilmekten daha çok uyarır insanı.Hissettiğini sorarsın,kimse bir şey demez.Doğru,yanlış demez.Zaten hissettiğin görünmeyen genellikle tehlikedir.Gerçekte olmasa bile yine de önlem almak gerekir.Olaki hiç bir şey olmasa bile.Fakat ya olacak olursa kurtarıcı olur önlemler.

Hissetmeler,düşünce gibi,bilgi gibi ispatlı olmasa da dikkate değer.

Er

Cosmos

İNSAN DEĞER BİLİNMEK İSTER

İnsan değer görmek,önemsenmek,varlığının ve yaptıklarının görülmesini isteyen bir varlıktır.Bunu görürse daha güzel işler yapmak için çabasını artıracaktır.

Bunun dışında toplumsal alanda,kurumsal alanda,kişisel alandaki ilişkilerinde yok sayılan önemsenmeyen kişi bu duygunun yarattığı öfke ve nefretle baş etmek zorunda kalacaktır.Zorunluluklar gereği baş eğen kişi karşı tarafa içten içe kızarken,ona gösterişsel bir yakınlık,büyüklük atfetme değerli gördüğünü göstermeye çabası içine girer.Bu değersizlik duygusunun yarattığı hasarı büyütmemek için bir savunma mekanizmasıdır.

Eşi tarafından değersizleştirilen kadın “ben anayım”moduna girer.Evde hiçbir iş için yardım istemez.”Ben olmasam bunlar aç kalır “der.Eşine içten içe kızar ama başkasının yanında güzel sözler söyler. Çocuklarına yönelir. Kendini değerli görüldüğü anne lik durumuna adar.Bunun dışındaki duygulara uzak durur.Çünkü o alanda değersiz hissettirilir.

Öğretmeni tarafından değersizleştirilen öğrenci öğretmene daha fazla hizmet ederek ona kendini göstermeye çalışır.

Devletten hizmet alamayan vatandaş “önemli olan devletin bekası,devlet var olsun da herşey olur gider “der..Oysa devlet vatandaşın gelişimi ve iyi yaşaması için kurulmuş bir sistemdir.

İşçi, işveren karşısında ses çıkaramaz. Ses çıkarırsam çocuklara ekmek götüremem der. O bana ekmek veriyor diyerek idealize eder. Oysa ekmeğini emeği sağlar.

Oysa herkes her şeyin farkındadır fakat zorunlu olduğu, muhtaç olduğu için de karşı tarafı yücelterek öfkesini dizginler.

Bu yaşananlar sonucunda içi öfke ve kırgınlık dolu, gülen yüz maskeli insanlarlar dolaşır etrafta..

Sonra hiç beklemediğiniz bir anda “karıncayı incitmez”denilen insanlar beklemediğiz bir davranışla karşınıza çıkabilir.Sebebi o ana kadar bastırdığı duygu yoğunluğudur.İçten içe yanan görmezden gelinen ateş bir anda parlamıştır.

Etraftan sessiz sakin kendi halinde efendi bir kişiydi.Nasıl bu duruma geldi.Ummazdık ,derler.Baktık ama görmedik ki..

Ersoyca.

SINIRLAR

Anne baba eş çocuk kardeş dostluk ilişkileri yakın ilişkilerdir.Böyle yakın ilişkilerde bazen kişisel sınırlar  aşılıyor,iç içe geçebiliyor.Bu insanın kişisel mahremiyetini yok edebilecek durumlar .

Ben hiçbir ilişkinin kişi mahremiyetini yok edecek kadar yakın olacağına inanmam. Ya da herkesin eşim dahil bir iç dünyasının olacağını bunu istemezse paylaşmak istemeyeceğini düşünür ve kabul ederim.

Kişi  bazı duygularının görünmesini istemeyebilir. Zayıflıkları vardır. Zaafları ,takıntıları olabilir.Kimseye zararı yoksa ilişkilere bir zararı yoksa iç dünyasında yaşamak isteyebilir

Bir insanın izni olmadan kişisel eşyalarını karıştırıp :Aaaa ben senin annenim, babanım kardeşinim eşinim deme hakkı olmaması gerektiğine inanırım.Böyle duruma karşılıklı anlaşma ile  rıza gösteren olursa saygı duyarım. Ben mecburiyetten, zan altında kalmamak, uğraşmamak için kabul edildiğini göz yumulduğunu düşünüyorum.Çünkü birçok insanın baskı sebebiyle hiç istemediği şeyleri istiyormuş gibi abarttıklarını biliyorum.

Kendi sınırlarımızı belirlemeli,başkasının da kişisel sınırlarına saygı göstermeliyiz..

.. ki ben gösteriyorum,gösteririm.Kim olursa olsun..Herkese..

Bu söz bir türküde geçer ve severim.. ..“Rızasız bahçenin gülü derilmez.”

Ersoy..