“BAYRAM”

Biz bayramı farklı anlayanı çok oldu. Biz bir çok zorluğu geçip kimseye muhtaç olmadığımız gün yaptık bayramı. Bizim için bayram,oğlumuzun doğduğu gündü,oğlumuzun okul bitirdiği gündü,yuva kurduğu gündü.

Öğrencilerimizin başarılı olduğu gündü bayram.

Yaşamımızda  işi olmayınca arayıp sormayandan , kendi istediği olmayınca hırçınlaşan ergenlikten kurtulamayan insanları önemsememeye başladığımız gündü.

Bir dostun mutluluğunu paylaştığımız gündü.

İhtiyacı olan bir cana yardımcı olup Allah razı olsun denilen  gündü.

Ektiğimiz bir çiçeğin çiçek verdiği gündü.

Sağlıkla mutlulukla gezdiğimiz bir gündü.

Belli gün ve zamanlara sıkıştırılmış bayramlar bir şey ifade etmiyor bana.

İnsan için bayramlık çaba her zaman vardır.

Bayramınız bol olsun.

E.S

BİR YER BULALIM

Bir sokak bulalım biz

Bir tarafı deniz koksun

Öbür yanı begonvil çiçekleri

Uzaktan bir deniz feneri  görünsün.

Yolun ucunda .

Denizde son bulsun yürüyüşümüz.

Kuma değsin ayaklarımız

Sessiz bir göğün altında

Susarak  konuşalım.

Uzaklardan bir kayığın sesi mırıldansın

Sen bir şarkı uydur kendince

Ben bir yıldız tutayım kendimce.

Deniz kendi fısıltısını sunsun

Sabahın ilk ışıklarında..

Oradan

Ve yeniden başlasın hayat.

E.SELKİ

Ay Işığında

Hayatın Gizemi

Yaşam insanla gizemli bir oyun oynar. Herkesin aradığı ayrı bir gizemdir. Bu yaşamda ne aradığınıza, nasıl bir düş kurduğunuza bağlıdır. Bu bazen bir tatlı sözde, bazen meslekte,yuvada gizlidir.

Ve bazen titrek bir ay ışığında saklar gizemini yaşam. Bir deniz kıyısında ılık bir yaz akşamında çözebilirsin bu gizemi.

İşte buna, hayattan ne istediğini anlamak ve bilmek denir. O an yeni bir başlangıç yaparsın. Bir akarsuyun yön değiştirişi gibi o yöne akar ve kendi denizini bulmak, ona kavuşmak için yol alırsın..

İnsan kendi yaşam gizemini çözüp yola koyulup, süreci dolu dolu yaşayıp kendi denizine yol alınca mutlu olur.

E. S

SEÇİMLER VE KARARLAR

Ortanın altında geliri olan beş çocuklu bir ailenin son çocuğuyum.

O günkü şartlarda aile çocuğun karnını doyurmak dışında bir şey yapamıyor. Yaşamı devam ettirme derdinde. Tarlada, hayvan peşinde vb.Hastaysanız doktora götürülüyorsun. Yani asgari düzeyde ilgileniyor. Giyecekleriniz genellikle iki. Biri yıkanınca diğeri giyiliyor. Yani ebeveynler çalışıyor fakat sadece karın tokluğuna. Ne o günlerde ne sonra hiçbir derdimi sıkıntımı anlatıp paylaşmadım anne babamla. Sadece evleneceğim zaman birisi var, gerekeni yapalım dedik, yaptılar. Bir köy öğretmen lojmanınına eşimle bekar evi gibi evlendik. Ne bir eşya desteği, ne şu ne bu.. Babam ziyarete geldi evlendikten bir kaç ay sonra. Bir ihtiyacınız var mı diye sormadı.. Bir hediye! getirdi çarşıdan.. Lazım olurmuş.. Bir balta getirmişti.. Köyde yaşıyorsunuz diye..

Zaman aktı biz çalıştık, çok şükür maddi olarak zorlukları aştık, evladımız oldu, büyüttük. Evlendi.

Bunca desteksizlik çok yıpratıcı. Onun için evladımıza desteğe devam ediyoruz.

Sonra birileri akraba, aile bağından söz ediyor. Şaşıyorum. Benim böyle bir bağım yok.

O bağ emek olursa, iyi, kötü günde beraber olunursa oluyor. Sevgiyi saygıyı var eden emek, çaba, destek.. Bunlar yoksa aynı anadan babadan dünyaya gelmiş olmak sadece bir rastlantı.

Yaşam içinde kendi seçtiğiniz arkadaş, dost, gerçek ailenden daha yakın daha samimi olabiliyor.

Aile seçme şansınız yok. Fakat yaşamı baştan kurmak senin elinde. Tercihlerin ve seçimlerinle kendine bir huzur kalesi kuruyorsun. Ve oraya kimse girmesin istiyorsun.Ve hayır deme özgürlüğünü şahane kullanıyorsun. Bunun için kendi ayaklarının üzerinde durmak için elinden geleni yapmak, kimseden hiçbir şey gelmeyeceğini bilmek gerek..

E. Selki